Uzay yolculuğunun en büyük zorluklarından biri, uzun süreli seyahatlerin vücuda verdiği zararlar. Bilim insanları, bu soruna çözüm olarak hayvanlarda doğal olarak görülen hibernasyon mekanizmasını insanlara uyarlamayı hedefliyor.
Uzay araştırmacıları, hibernasyonun insanları Mars’a götürmede etkili bir yöntem olabileceğini düşünüyor. Mars’a gidiş-dönüş yaklaşık 2 yıl sürüyor ve bu süre boyunca her astronot için günde ortalama 30 kg yiyecek, su ve oksijen ihtiyacı ortaya çıkıyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) araştırmacılarından Jennifer Ngo-Anh’a göre, metabolizmayı yüzde 25’e düşürmek, ikmal miktarını ve uzay aracının boyutunu önemli ölçüde azaltabilir.
Hibernasyon, hayvanların metabolizmalarını radikal şekilde yavaşlatarak enerji tasarrufu yapmasını sağlar. Kalp atışları dakikada birkaç kez düşer, vücut ısısı azalır, yiyecek ve su ihtiyacı neredeyse sıfırlanır. Araştırmalar, bu durumun radyasyona karşı da koruma sağladığını gösteriyor: Hücreler daha az oksijen kullanır, DNA daha sıkı paketlenir ve onarım mekanizmaları güçlenir.
Ancak insanlar doğal hibernatör değil. Sincaplar, ayılar ve yarasa gibi türlerden ilham alan bilim insanları ‘sentetik torpor’ yani ‘yapay uyuşukluk’ teknikleri geliştiriyor. Londra merkezli The Guardian’ın haberine göre Alaska Üniversitesi’nden Kelly Drew, arktik sincaplar üzerinde yıllardır çalışıyor ve kas proteinlerinin soğuğa dayanıklılığını inceliyor.
Pittsburgh Üniversitesi’nden Clifton Callaway’nin NASA destekli çalışmasında ise sağlıklı gönüllülere dexmedetomidine adlı bir sakinleştirici verildi. Beş gün süren uygulamada metabolizma yüzde 20, kalori tüketimi yüzde 30 azaldı. Gönüllüler acil durumda uyanıp hareket edebiliyordu, yani tam tam bir ayı gibi.
