Tümü
Ulak Haber

Tarlalardan Hasat Bol Ama Neden Fiyatlar Düşmüyor?

Tarlalardan Hasat Bol Ama Neden Fiyatlar Düşmüyor?

Türkiye’de gıda enflasyonu yaz aylarında hasadın yoğunlaşmasına rağmen yüksek seyrini sürdürüyor.

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Cengiz Çakır, gıda enflasyonu, üretim planlaması, piyasa yapısı ve kamu politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Çakır, kamuoyunda sıkça dile getirilen “artan maliyetler fiyatları yükseltiyor” yaklaşımının tarım ekonomisinin işleyişini tam olarak yansıtmadığını belirterek, tarımsal üretimde maliyetlerin ancak üretim tamamlandıktan sonra netleştiğini söyledi:

Kısa erimde maliyetlerle tarımsal ürün fiyatları arasında bir ilişki yoktur. Ayrıca kesin maliyet ancak her şey tamamlandıktan sonra hesaplanabilir.

Çakır, tarımsal üretimin yüksek “eylemsizlik momentine” sahip olduğunu vurgulayarak, zarar edilse bile üretimin sürdürülmesinin çoğu zaman ekonomik bir zorunluluk olduğunun altını çizdi:

Tarımsal üretimin eylemsizlik momenti yüksektir. Denizdeki devasa bir geminin aniden durmasının mümkün olmadığı gibi tarımsal faaliyeti de birden sonlandıramazsınız.

Sonbahar ve kış dönemine ilişkin beklentilerini de paylaşan Çakır, mevsimsel olarak üretimin completamente durmayacağını söyledi. Kışlık sebzelerin ekim dönemine girildiğini hatırlatan Çakır, lahana, karnabahar, marul, turp ve şalgam gibi ürünlerde verimli bir sezon beklendiğini ifade etti:

Kışlık sebzelerin ekim dikimi başlamaktadır. Sonbahar genellikle bolluk olur. Yaz döneminde kurutma, konserve ve salça yapma gibi yollarla kışlık erzakın bir kısmı hazırlanır.

Gıda enflasyonunun artık yalnızca mevsimsel dalgalanmalarla açıklanamayacağını belirten Prof. Dr. Cengiz Çakır, mevcut ekonomik politikaların da fiyatlar üzerinde etkili olduğunu söyledi:

Türkiye önceleri bugünkünden çok daha yüksek enflasyon oranları ile karşılaşmış bir ülkedir. İşçi ücretleri ve memur maaşları yeterince artırılırsa sorun hafifler.

Türkiye’deki lojistik yapısının da gıda enflasyonu üzerinde önemli etkisi bulunduğunu söyleyen Çakır, İstanbul gibi büyük şehirlerin yaş meyve ve sebze ihtiyacının yüzlerce kilometre uzaklıktan karşılanmasının maliyetleri yükselttiğini belirtti:

İstanbul gibi bir mega kentin yaş meyve sebze ihtiyacının 850 kilometre uzaktaki Antalya'dan karşılanması lojistik maliyetlerini artırmaktadır.

Geçen yıl yaşanan zirai don olayının etkilerine de değinen Prof. Dr. Cengiz Çakır, 2025 yılında yaşanan don, dolu, kuraklık ve aşırı sıcaklıkların üretimi olumsuz etkilediğini ancak bunun uzun vadeli bir üretim kaybına dönüşmediğini söyledi:

Tarım işletmesi üstü açık bir fabrikaya benzetilir. Yağmur yağar, dolu yağar, don olur, kuraklık olur, su baskını olur. Aşırı iklim koşullarının yoğunlaştığı bir dönemde yaşıyoruz.

Türkiye’nin üretim planlamasında yaşadığı sıkıntının yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı ile çözülemeyeceğini söyleyen Çakır, tarımın enerji, ulaştırma, finans, eğitim ve sanayi politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı:

Tarım tek başına kendi içinde planlanamaz. Örneğin sulama verimini artırmak için basınçlı sulama sistemine geçme kararı aldınız diyelim. Suyu kuyusunun başına elektrik gelmedikçe dalgıç pompa çalışmaz ve bu sistemi kuramazsınız.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir