Türkiye, nükleer enerji alanındaki projeleriyle küresel bir tedarik ve teknoloji üssü olmayı hedefliyor. 12. Nükleer Santraller Zirvesi kapsamında, Akkuyu NGS ile başlayan süreç, yalnızca elektrik üretimiyle sınırlı değil, aynı zamanda mühendislik, yüksek teknoloji üretimi, tedarik zinciri ve ihracat alanlarında bölgesel merkez olmayı amaçlıyor.
Nükleer Sanayi Derneği Başkanı Alikaan Çiftçi, Türkiye’nin nükleer teknolojilerde üretim, mühendislik ve ihracat merkezi olmayı hedeflediğini belirtti.
Nükleer enerji artık yalnızca elektrik üretimi meselesi değildir. Yapay zeka uygulamaları, büyük dil modelleri ve veri merkezleri, ileri teknoloji üretimi, uzay çalışmaları ve sağlık teknolojilerinin kesintisiz enerji ihtiyacını hızla artırdığına dikkat çekiliyor.
Çiftçi, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin Türkiye’nin nükleer yolculuğundaki ilk ve en önemli adım olduğunu kaydetti. Akkuyu sayesinde Türkiye’de nükleer kalite kültürü, uluslararası sertifikasyon süreçleri ve yüksek teknoloji üretim kabiliyetlerinin gelişmeye başladığını söyledi.
Küçük Modüler Reaktörler (SMR) teknolojisine de değinen Çiftçi, bu sistemlerin yalnızca yeni nesil reaktörler olmadığını, aynı zamanda seri üretim, modüler imalat, dijital mühendislik ve sanayi entegrasyonu açısından stratejik fırsatlar sunduğunu söyledi.
Türkiye bu dönüşümün izleyicisi değil, aktör olmaya kararlıdır. Bizim hedefimiz, Türkiye'nin nükleer teknolojiyle yönelik, mühendislik, tedarik ve ihracat merkezi haline gelmesidir.
Trakya başta olmak üzere planlanan yeni nükleer santral projelerinin, Türkiye’deki sanayi ekosistemini daha da büyüteceğini ifade eden Çiftçi, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’da gündeme gelen yeni nükleer yatırımlarda Türk firmalarının daha fazla rol üstlenmeye hazır olduğunu söyledi.
Finansman modellerinin yalnızca santral yatırımlarını değil, tedarikçi geliştirme, sertifikasyon, yerli üretim ve ihracata hazırlık süreçlerini de kapsaması gerektiğini belirten Çiftçi, kamu politikaları ile özel sektörün uyum içinde hareket etmesinin kritik önem taşıdığını vurguladı.
Akkuyu, nükleer enerji yolculuğumuzun ilk ve en önemli adımıdır. Akkuyu'yla birlikte Türkiye'de, nükleer kalite kültürü, uluslararası sertifikasyon süreçleri, yüksek teknoloji üretimi kabiliyetleri gelişmeye başlamıştır.
