Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin güncel ekonomi politikalarını, sığınmacı verilerini, yeni Kıbrıs barış planı iddialarını ve yaklaşan NATO Zirvesi’ni değerlendirdi. Hükümetin hamlelerini ve bürokrasinin açıkladığı verileri eleştiren Özdağ, partisinin çözüm önerilerini paylaştı.
Ekonomik Veriler ve Alım Gücü Karşılaştırması
Toplantının ilk bölümünde ekonomik krize ve enflasyona değinen Ümit Özdağ, 2002 yılı ile günümüz arasındaki alım gücü farkını süt ve motorin fiyatları üzerinden örneklendirdi. Geçmiş yıllara kıyasla vatandaşın ciddi bir fakirleşme sürecinde olduğunu iddia eden Özdağ, temmuz ayında asgari ücrete ve emekli maaşlarına yapılması beklenen olası düzenlemelerin yetersiz kalacağını savundu. Ekonomik krizden çıkış reçetesi olarak planlı kalkınmayı işaret eden Zafer Partisi Lideri, “Devlet Planlama Teşkilatını (DPT) tekrar kuracağız. Planlı sanayileşme ve planlı tarım modeli olmadan halkın refaha kavuşması mümkün değildir” şeklinde konuştu.
Göç İdaresi’nin Sığınmacı Rakamlarına Eleştiri
İçişleri Bakanlığı ve Göç İdaresi Başkanlığı tarafından sığınmacılar konusunda yapılan açıklamaları eleştiren Ümit Özdağ, resmi tablolardaki veriler arasında tutarsızlık olduğunu öne sürdü. Göç İdaresi’nin yayınladığı yıllara göre sığınmacı sayılarını ve ülkelerine dönen kişi verilerini kıyaslayan Özdağ, resmi istatistiklerde yer alan ve azaldığı söylenen sığınmacı sayılarının matematiksel olarak izah edilemediğini savundu. Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullardaki Suriyeli öğrenci verilerinden yola çıkarak bir aile simülasyonu yapan Özdağ, sahadaki gerçek sayı ile açıklanan resmi verilerin uyuşmadığını iddia etti ve partisinin sığınmacıları uluslararası hukuka uygun şekilde vatanlarına gönderme taahhüdünü yineledi.
Kıbrıs’ta Gevşek Federasyon İddialarına Tepki
Birleşmiş Milletler (BM) Kıbrıs Özel Temsilcisi María Ángela Holguín Cuéllar tarafından sunulduğu iddia edilen yeni barış planına sert tepki gösteren Özdağ, planda yer alan “gevşek federasyon” ve “yürütme yetkisinin Rum başbakanda olması” gibi maddelerin kabul edilemez olduğunu söyledi. Kıbrıs’ta iki devletli çözümün tek seçenek olduğunu savunan Özdağ, “Kıbrıs’ın NATO’ya alınması ve garanti anlaşmasının sona erdirilmesi Türkiye’ye kurulmuş bir tuzaktır. KKTC’den vazgeçen mavi vatandan vazgeçer” uyarısında bulundu.
Basın Özgürlüğü ve NATO Zirvesi Yorumu
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Ümit Özdağ, Sözcü Gazetesi ve Halk TV gibi bazı muhalif medya kuruluşlarına ve gazetecilere resmi etkinlikler için akreditasyon verilmemesini eleştirdi. Bu durumun demokratik ilkelerle bağdaşmadığını ifade eden Özdağ, ayrıca Madımak olaylarının yıl dönümü vesilesiyle yaşanan acıların Anadolu’ya yapılmış bir suikast olduğunu belirterek hayatını kaybedenleri andı.
