Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ; Sivas, Erzincan, Erzurum ve Kayseri illerini kapsayan 10 günlük Anadolu ziyareti sonrasında Kayseri’de geniş çaplı bir basın toplantısı düzenledi. Gündemdeki ekonomik krizden sığınmacı politikalarına, yaklaşan Ankara NATO Zirvesi önlemlerinden iç siyasete kadar birçok kritik konuyu masaya yatıran Özdağ; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan üzerinden çok çarpıcı iddialarda bulundu.
“İmamoğlu’nun Fotoğrafını Asmak Yasak, Öcalan’ınki Serbest!”
İç siyasetteki terörle mücadele ve propaganda süreçlerini sert sözlerle eleştiren Ümit Özdağ, İstanbul sokaklarındaki uygulamalara yönelik çifte standart iddialarını gündeme taşıdı. Özdağ, “Terörsüz Türkiye adı altında yürütülen teslimiyet sürecine karşı Anadolu’da derin bir öfke var. İstanbul sokaklarına terör örgütü elebaşının fotoğrafları asılıyor ve buna kimse karşı çıkmıyor. Bakıyorsunuz, henüz hakkında kesinleşmiş bir hüküm verilmemiş, yargılama süreci devam eden Ekrem İmamoğlu’nun fotoğrafını asmak yasak ama Abdullah Öcalan’ın fotoğrafını asmak yasak değil! Bu hukuken de ahlaken de siyaseten de ayıptır. Türk milletine hakarettir” şeklinde konuştu.
Süleyman Soylu Hakkında Şok İddia: “2.5 Milyon Suriyeliye Vatandaşlık”
Sığınmacı krizi ve nüfus politikaları üzerinden eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yönelik ağır suçlamalarda bulunan Özdağ, Genel Başkan Yardımcısı Nazif Okumuş’un bir iddiasını kamuoyuyla paylaştı. İddianın arkasında durduğunu belirten Zafer Partisi lideri şunları söyledi:
“Nazif Okumuş’un çok net bir iddiası var; Süleyman Soylu seçimlerden sonra Meclis kulisinde kendi partililerine ‘Beni İçişleri Bakanlığı’na atamayarak Erdoğan haksızlık yaptı. Eğer ben seçimlerden önce 2.5 milyon Suriyeliye vatandaşlık vermeseydim seçilemiyordu’ dedi. Soylu eğer bunu kabul etmiyorsa Nazif Bey’i mahkemeye versin, biz şahitlerimizle mahkemeye gelmeye hazırız. Şam büyükelçimiz 700 bin Suriyelinin döndüğünü söylerken, İçişleri Bakanı 1 milyon 450 bin kişinin döndüğünü iddia ediyor. Rakamları karıştırdınız Sayın Bakan, Türk milletine doğruyu söyleyin. Türkiye’de 5 milyonu kayıtlı, 2 milyonu kayıtsız olmak üzere 7 milyon Suriyeli var ve bunları göndermeyip entegre etmeye, vatandaşlık vermeye çalışıyorlar. Biz gelir gelmez bu kimliklerin hepsini iptal edeceğiz.”
“Şeyh Said’e Hakaretten Ceza Almam Cumhuriyet İçin Kırılmadır”
Erzurum Hınıs’ta Şeyh Said’e hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada adli para cezasına çarptırıldığını açıklayan Ümit Özdağ, bu kararın hukuki bir emsal teşkil etmesi açısından tehlikeli olduğunu savundu. Karara karşı Adalet Bakanlığı üzerinden Yargıtay’a başvuracaklarını duyuran Özdağ, “Mahkeme, Şeyh Said’in hakaret edilebilecek hukuki bir anısı olduğunu tespit etti. ‘Bir Türk öldürmek 70 kafir öldürmekten evladır’ diyerek Türk askerini şehit eden bir isyancının nasıl korunabilir bir hatırası olabilir? Bu karar cumhuriyet tarihi açısından ciddi bir kırılmadır” dedi.
“Bir Nişan Nasıl NATO’ya Tehdit Olabilir?”
Ankara’da düzenlenecek olan NATO Zirvesi kapsamında alınan güvenlik önlemlerini de sert ve mizahi bir dille eleştiren Özdağ, harcamaların ve yasakların abartıldığını iddia etti. Kentteki günlük yaşamın felç edildiğini belirten Özdağ, “Zirve uğruna Ankara adeta yasak şehir ilan edildi, memurlar idari izinli sayıldı, düğünler ve nişanlar iptal edildi. Allah aşkına, Ayşe kızımızla Nedim oğlumuzun nişanı NATO’ya nasıl bir tehdit oluşturabilir? Demokrasi ve özgürlüğü korumak için var olan bir pakt adına insanların özgürlükleri elinden alınıyor. İtibardan tasarruf olmaz mantığıyla halkın parası havaya saçılıyor” eleştirisinde bulundu. Ayrıca zirve güvenliği bahanesiyle IŞİD üyelerinin tutuklanmasına da değinen Özdağ, “Madem IŞİD’lilerin yerini biliyordunuz, tutuklamak için neden müttefiklerin geleceği NATO zirvesini beklediniz? Bu örgüt Türk halkı için bir tehdit değil miydi?” sorusunu yöneltti.
Kayseri’de “Düğün Salonu” Krizi: “Biz Buradan Gitmiyoruz!”
Kayseri’de düzenlemek istedikleri “Atatürk’ün Kızları Buluşuyor” etkinliğinde bürokratik ve siyasi engellerle karşılaştıklarını öne süren Ümit Özdağ, kiraladıkları düğün salonlarının Ülkü Ocakları ve bazı siyasi baskılar nedeniyle peş peşe iptal edilmek istendiğini iddia etti. Yaşanan kriz üzerine İçişleri Bakanı’nı doğrudan aradığını belirten Özdağ, “Bakanı arayıp ‘Biz buradan gitmiyoruz, devletseniz gereğini yapın’ dedim. Salon sahiplerini baskı altına aldılar ama biz bugün üçüncü salonu kiralayarak o toplantıyı Kayseri’de gerçekleştireceğiz. Öcalan’la kol kola girip bizi engelleyenleri millet affetmeyecektir” ifadeleriyle konuşmasını noktaladı.
