Sovyet ve Rus futbolunun deneyimli ismi Hacı Hacıyev, Trump’ın telefonunun ardından ABD’li futbolcunun cezasının ertelenmesini eleştiren Batı medyasını eleştirerek, yıllardır Rus sporculara uygulanan yaptırımların siyasi bir araç haline geldiğini belirtti.
Hacıyev, Rusya olmadan ne dünya ne de Avrupa şampiyonalarının “tam” sayılamayacağını da sözlerine ekledi.
Uluslararası spordaki bağımsızlık krizini değerlendiren Hacıyev, Batı medyasının bu kararı “skandal” olarak nitelendirmesine karşın, Avrupa Birliği ülkelerinin Rus sporculara karşı yıllardır sürdürdüğü ayrımcılığın “yeni norm” gibi sunulmasına tepki gösterdi.
Bunların yeni norm haline geldiğini düşünmüyorum, bunlar tamamen siyasi araçlarla bağlantılı çılgın adımlar. Zaten yavaş yavaş zayıflıyorlar. IOC’nin Rus sporcuların diskalifiye edilmesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine dair kararı ve bunun uluslararası futbol federasyonlarına da yöneltilmiş bir çağrı olmasını, kaçınılmaz bir gelişme olarak görüyorum.
Hacıyev, tarihsel bir hatırlatma da yaptı:
Benzer bir ayrımcılığı Ekim Devrimi’nden sonra yaşadık; 1952’ye kadar uluslararası müsabakalara katılmadık. 1952’de Olimpiyatlara döndük, sadece dönmedik, adeta oraya daldık; tüm rakiplerimizi yendik.
Avrupa ülkelerinin uyguladığı kısıtlamaları “siyasi araç” olarak tanımlayan Hacıyev, sporun kitleler üzerindeki etkisi nedeniyle siyasetin temel enstrümanlarından biri haline geldiğini belirtti:
Şu anda dünya şampiyonası oynanıyor, bu maçları milyonlar izliyor; milyonlar stadyumlara geliyor, milyonlar televizyon başında. Trump’la ilgili söylediklerim de dahil, tüm bunlar aynı çizginin parçası.
Hacıyev, olimpik hareketin ruhunun da aşındırıldığı görüşünde:
Olimpiyat hareketini yıkanlar, Olimpiyat Oyunları’nın kurucusu Pierre de Coubertin tarafından ortaya konan tüzüğe uymayanlardır.
