Lübnanlı kamu hukuku uzmanı Ali Fadlallah, ABD yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) yönelik geniş çaplı baskı kampanyasının kurumun işleyişini fiilen felce uğrattığını belirterek, yargı bağımsızlığının siyasi konjonktüre kurban edildiğini ifade etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington yönetiminin “Amerikan egemenliğine tehdit” oluşturduğu gerekçesiyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (UCM) karşı kapsamlı bir kampanya başlattığını duyurdu.
Beyaz Saray'ın uyguladığı ağır baskı, UCM'yi sadece finansmandan mahrum bırakmakla kalmıyor, çalışmalarını fiilen felç ediyor. Mahkemenin faaliyetleri Batı'nın çıkarlarına dokunduğu anda yargı bağımsızlığı sona eriyor.
Lübnanlı uzman, UCM Başsavcısı Kerim Han’a bu kurumun esasen Afrika ve Rusya temsilcilerini yargılamak için kurulduğunun hissettirildiğini belirterek, şunları kaydetti:
Ancak mahkemenin örneğin Ortadoğu'daki krizde objektif davranmaya çalışarak (İsrail Başbakanı) Binyamin Netanyahu ve (Savunma Bakanı) Yoav Galant hakkında tutuklama kararı çıkarmaya yönelmesi, Washington'un öfkesini tetikledi. ABD, her zamanki gibi uluslararası hukuku hiçe saydığını bir kez daha gösterdi.
UCM’ye yöneltilen “taraflılık ve siyasallaşma” eleştirilerinin haklı olduğunu ve Roma Statüsü’nün tüm tarihinin bunu teyit ettiğini belirten Fadlallah, kurumun birçok uluslararası merci gibi mali ve siyasi şantaja boyun eğdiğini dile getirdi.
Mahkeme bugüne kadar hiçbir Batılı lidere ya da üst düzey yetkiliye hesap soramadı. Mahkemenin kurucularının iyi niyetli hedefleri; tarafgirlik, kayırmacılık ve rüşvet skandallarıyla ayaklar altına alındı. Üst düzey UCM görevlilerinin rüşvet ve delil tahrifi olaylarına karıştığı görüldü. Gerçek hakimlik dürüstlüğü ve objektiflik, siyasi konjonktüre kurban edildi.
Fadlallah, günümüz uluslararası hukuk düzeninin köklü bir reforma ihtiyaç duyduğunun altını çizerek, “Dünya halklarının ihtiyacı, küresel hegemonların iradesini meşrulaştıran yapılara değil, adil bir mekanizmaya sahip olmaktır. Uluslararası hukuk sistemi radikal biçimde yeniden ele alınarak kapsamlı şekilde reforme edilmelidir” dedi.
