Türkçe Rap’in Güçlü Sesi Kolera’dan Ezber Bozan Açıklamalar: “Lvbel C5 ve Alizade’yi Hiç Beğenmiyorum”
Türkçe rap müziğin en özgün, keskin kalemli ve güçlü kadın vokallerinden biri olan Kolera (Esen Güler), müzik dünyasındaki son gelişmelerden yeni nesil rapçilere, sektördeki bot skandallarından kendi içsel yolculuğuna kadar pek çok konuda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Haberler.com ekranlarında Melis Yaşar’ın konuğu olan ünlü sanatçı, 28 yıllık müzik kariyerinin birikimiyle günümüz müzik piyasasını adeta topa tuttu.
Yeni Projeler ve Alpi İle Yakalanan Müzikal Uyum
1998 yılından bu yana mikrofon başında olan Kolera, müzik üretmeye hız kesmeden devam ediyor. Son dönemde hem prodüktörlüğünü üstlenen hem de düetleriyle kendisine eşlik eden Alpi (Alper) ve Şahsi ile çok güzel bir sinerji yakaladıklarını belirten sanatçı, yakın zamanda dinleyicilerle buluşan “Fare” ve “Sana Demedim Mi” adlı parçalarının gördüğü ilgiden oldukça memnun.
Genellikle duygusal ve coşkulu bir sound’a sahip olduğunu vurgulayan Kolera, “Fare” parçasında dinleyicilerine farklı bir lezzet sunmak adına daha hareketli ve protest bir drill altyapı denediklerini ifade etti. Ancak kendi kemik kitlesinin her zaman o derin, duygusal “Kolera sound’unu” aradığını belirten sanatçı, sıradaki çalışmalarının yine o alışılmış, ruhu besleyen duygusal çizgide olacağının müjdesini verdi. Yayına kısa bir süre katılan prodüktörü Alpi ise çocukluğundan beri Kolera’nın şarkılarıyla büyüdüğünü, onun edebi kalemini ve söz yazarlığındaki ustalığını baz alarak beat’ler ürettiğini dile getirdi.
Z Kuşağı ve Rap Müzikteki Kalite Düşüşü: “Sabun Köpüğü Sözler Kalıcı Olamaz”
Araştırmalara göre Türkiye’de Z kuşağının yüzde 69’u rap ve hip-hop dinliyor. Ancak rap müziğin pop müziği geride bırakarak piyasayı domine etmesi, Kolera’ya göre müzikal kaliteyi artırmadı; aksine aşağıya çekti. Eski şarkılarının yıllar geçmesine rağmen hala ilk günkü gibi dinlenmesini lirikal kaliteye bağlayan ünlü rapçi, bu durumu şu sözlerle özetledi:
“Biz hala Barış Manço’nun ‘Kul Ahmet’in Ceketi’ni dinlerken derin düşüncelere dalabiliyoruz. Çünkü sözler sabun köpüğü değil. Bugün piyasayı domine eden, milyonlara ulaşan birçok şarkı ise Ajdar’ın ‘Nane Nane’si kıvamında. Cehalet her zaman daha büyük bir kitleyi domine eder, bilgelik ise her zaman azınlıktadır. İnsanların günlük hayatın yorgunluğundan kaçıp kafa dağıtmak için çıtır çerez şarkılar dinlemesini anlayabiliyorum ama genel tabloya baktığımızda lirikal ve müzikal kalitenin ciddi şekilde düştüğü tartışmaya bile açık değil.”
Yeni Nesil Rapçilere Sert Eleştiri: “Lvbel C5 ve Alizade’yi Hiç Beğenmiyorum”
Güncel rap piyasasındaki popüler isimler hakkında ne düşündüğü sorulan Kolera, lafı hiç dolandırmadan oldukça net bir tavır sergiledi. Yeni nesil isimler arasından sadece Uzi‘yi biraz beğendiğini belirten sanatçı, Lvbel C5 ve Alizade gibi isimleri ise kesinlikle beğenmediğini dile getirdi.
Özellikle kadın rapçilerin sektörde var olma biçimlerine değinen Kolera, dünyada Nicki Minaj ve Cardi B gibi isimlerle başlayan “kadını cinsel obje olarak sunma” akımının Türkiye’ye de sıçradığını belirtti. Müziğin sadece görsellik ve teşhircilik üzerinden pazarlanmasını “ucuz ve kalitesiz” olarak nitelendiren ünlü sanatçı, sözlerine şöyle devam etti:
“Hayatlarında bildikleri en yüksek haz cinsellik olan insanlar, müziği de bunun üzerine kurup pazarlıyorlar. Geçen gün biri bana ‘Bu kadının şarkıları çok iyi ama kendisi çok keko’ yazmış. Neden kekoyum? Çünkü bir yerlerimi açmıyorum. Biraz dekolte versem ‘Süper kadın’ diyecekler. Her şeyin bir dozajı var; sanatı ucuzlaştıran bir noktaya gelindiğinde ben orada yokum. Bu yüzden beni bedenim için değil, beynim ve müziğim için dinleyen erkek dinleyicilerimin aklını çok takdir ediyorum.”
Lvbel C5’e “Playback” Göndermesi: “Alan Memnun, Satan Memnun”
Kendisini eleştirenlere ve geçmişte kendisine “Ağlama lan” şeklinde söylemlerde bulunan Lvbel C5’e de değinen Kolera, 43 yaşına geldiğini ve artık eskisi gibi karşılıklı diss şarkıları yapmayı çocukça bulduğunu ifade etti. Lvbel C5’in konserlerinde playback yapmasını ve sahneye kendisine benzeyen bir dublör çıkarmasını hatırlatan Kolera, “Bunu bildiğin halde hala o adamın konserine gidiyorsan, senin hakkın zaten Lvbel C5’tir. Alan memnun, satan memnun. Trilyonlar kazanabilirsin, en lüks arabalara binebilirsin ama kazandığın para yaptığın işin kaliteli olduğu anlamına gelmez” diyerek maddiyatın kalite ölçütü olamayacağını vurguladı.
Müzik Sektörünün Karanlık Yüzü: “Bot Basan Büyük Şirketler Önümüzü Kesiyor”
Kariyeri boyunca hiçbir zaman PR çalışmalarına başvurmadığını ve müziğin kulaktan kulağa, doğal yollarla yayılması gerektiğine inandığını söyleyen Kolera, kendi kurduğu Elessar Müzik çatısı altında bağımsız olarak üretim yapıyor. Şu anki konumundan memnun olmadığını, ürettiği kaliteli müziğin Türkiye’nin çok daha büyük bir kesimine ulaşması gerektiğini belirten sanatçı, sektördeki tekelleşmeyi ve sahte dinlenmeleri de ifşa etti:
“Sektörde tabii ki önümüz kesiliyor. Belli başlı büyük şirketler ve isimler var; listelerde bir numara her zaman onların sanatçıları olmak zorunda. Adamlar yığınla cep telefonu ve bilgisayar kurmuş, çıkardıkları sanatçılara bot basarak piyasayı domine ettiriyorlar. O gördüğünüz milyonluk dinlenmelerin birçoğu gerçek dinleyici değil, iş tamamen ticarete ve korsanlığa dönmüş durumda. Ayrıca artık albüm yapmak da akıllıca değil; çünkü on şarkılık bir albüm çıkardığınızda sadece klip çektiğiniz parça dinleniyor, diğer emekleriniz arada kaynayıp harcanıyor.”
Evlilik, Aşk ve Maneviyat: “Burası Bir Rüya, Değişmeyen Tek Şey Ruhumuz”
Geçmişte evlilik kurumu hakkında yaptığı ve çok tartışılan açıklamalarına da açıklık getiren Kolera, evliliğe veya tek eşliliğe karşı olmadığını, sadece sevginin bir imzaya bağlanmaması gerektiğini savunduğunu belirtti. Ancak Türkiye’deki toplumsal ve kültürel yapı içerisinde kadınların haklarını korumak ve toplumsal algı açısından evliliğin gerekli ve güzel bir kurum olduğunu ifade etti. Aşkı “bir kar küresini ters çevirdiğinizdeki ilk ışıltı ve elektrik çarpması” olarak tanımlayan sanatçı, asıl kalıcı olanın emekle büyütülen sevgi olduğunu söyledi.
Röportajın son bölümünde içsel dünyasına ve maneviyata dair derin mesajlar veren Kolera, sosyal medya bağımlılığının insanları kendi özünden kopardığını vurguladı. İnsanların günde sadece üç saat телефоnsuz, televizyonsuz kendi başlarına kalamaz hale geldiğini belirten sanatçı, doğadaki küçük mucizelerin farkına varmanın, kamil insan olma yolunda tekamül etmenin ve geçici dünyevi hazlar yerine sonlanmayan maneviyata yatırım yapmanın hayattaki en büyük zenginlik olduğunu ifade ederek sözlerini noktaladı.
Ilgi çekici röportajın tamamını izlemek isterseniz: https://www.youtube.com/watch?v=YJEIpAdoW-4






