Tevfik Fikret, edebiyat dünyasında önemli bir şair olarak tanınmaktadır. Ancak yazar Reha Bilge, Tevfik Fikret’in yalnızca şair olarak değil, aynı zamanda önemli bir ressam olarak da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bilge, Radyo Sputnik’te yayınlanan bir programa konuk olarak Tevfik Fikret’in yaşamını, sanatçı kimliğini ve ölümünün 110. yılı dolayısıyla hazırladığı kitabın ortaya çıkış sürecini anlattı.
Yazar Reha Bilge, Tevfik Fikret’in ressam kimliğinin yeterince bilinmediğini ifade etti. Bilge, Galatasaraylılar Derneği Başkanlığı döneminde Aşiyan Müzesi’nde gördüğü Tevfik Fikret’in eserlerinden etkilendiğini ve şairin sanatçı yönünü daha görünür kılmak amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini belirtti.
Kitabın hazırlık sürecinin 2005 yılında Aşiyan Müzesi’nde başladığını belirten Bilge, Tevfik Fikret’in yalnızca şair olarak değil, ressam olarak da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi:
“2005 yılında Galatasaraylılar Derneği Başkanı olarak Tevfik Fikret'in ölüm yıldönümü töreni için Aşiyan'a gitmiştim. Müzedeki tabloları ve karakalem çalışmaları görünce çok etkilendim. Karşımda ciddi bir ressam vardı. Açıkçası bunu bilmiyordum. Sadece kültür sanat dünyası değil, Galatasaray camiası içinde de Tevfik Fikret'in bu yönü yeterince bilinmiyordu. Yönetim kuruluna bu konuyu taşıdım ve ilk olarak tablolarını içeren bir kitap yayımladık. Kitapta yalnızca eserler yer alıyordu. O dönem için önemli bir çalışmaydı. Daha sonra Tevfik Fikret'in farklı yönlerini ele alan başka çalışmalar da yaptım.”
Bilge, Tevfik Fikret’in ölümünün 100. yılı dolayısıyla hazırlanan kitabın çalışmalarına 2024 yılında başladığını belirterek, sanatçı kimliğini merkeze aldıklarını ifade etti:
“2025 yılı Tevfik Fikret'in ölümünün 100. yılıydı. Bu nedenle hazırlıklara bir yıl önceden başladım. İçimden gelen ses bana onun ressam yönüne ağırlık vermem gerektiğini söyledi. Bu kitapta özellikle sanatçı tarafını öne çıkarmaya çalıştık. Fotoğraf çalışmalarını oğlum Tunç Bilge üstlendi. Aşiyan Müzesi'ne defalarca giderek tabloları, eşyaları ve diğer eserleri fotoğrafladı. Müze yönetimi arşivlerini bize açtı ve çalışmalar boyunca büyük destek verdi. Bu sayede çok daha kapsamlı bir eser ortaya çıktı.”
