Balkanlar’ın jeopolitik satranç tahtasında son dönemde en dikkat çekici askeri dönüşümlerden biri Arnavutluk’ta yaşanıyor. Aktif envanterinde tek bir savaş uçağı veya ana muharebe tankı bulunmayan Arnavutluk Silahlı Kuvvetleri, bölgesindeki tehdit algılarının değişmesiyle ordusunu kökten modernize ediyor. Hava sahasının güvenliğini tamamen NATO müttefiklerine emanet eden Tiran yönetimi, kendi vurucu gücünü ise Türkiye’den tedarik ettiği savunma sanayii ürünleriyle tahkim ediyor.
Türk SİHA’ları ve Mühimmatları Arnavutluk Ordusunun Kalbinde
Arnavutluk, jet savaş uçaklarına yatırım yapmak yerine geleceğin teknolojisi olan insansız platformlara odaklanmış durumda. Hava Kuvvetleri bünyesinde envantere katılan 9 adet Bayraktar TB2 SİHA, ülkenin birincil hava vurucu gücünü oluşturuyor. Tiran yönetimi sadece SİHA almakla kalmadı; Baykar’dan drone kontrol istasyonları tedarik ederken, yine Baykar üretimi Sivrisinek mühimmatından da binlerce adet sipariş verdi. Ayrıca bu SİHA’larda kullanılmak üzere Roketsan tarafından üretilen yerli ve milli MAM-L, Cirit ve Mızrak-U füzeleri de Arnavutluk ordusunun envanterindeki yerini aldı.
Yunanistan ile Deniz, Sırbistan ile Kosova Gerginliği
Arnavutluk’un bu hızlı savunma atılımının ve bütçesini rekor seviyelere çıkarmasının arkasında ciddi bölgesel krizler yatıyor. İlk olarak, Yunanistan ile İyon Denizi’ndeki kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge sınırlandırmaları konusunda uzun süredir çözülemeyen bir anlaşmazlık yaşanıyor. Yunanistan’ın kara sularını 12 mile çıkarma hamlelerine karşı Arnavutluk’un sergilediği “Küçük adalar anakara ile eşit hakka sahip olamaz” savunması, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki resmi teziyle birebir örtüşüyor. Diğer taraftan, Sırbistan’ın agresif silahlanma hamleleri ve Kosova sınırındaki paramiliter çatışmalar, “Tek millet, iki devlet” felsefesiyle bağlı oldukları Kosova’nın güvenliği için Arnavutluk’u teyakkuza geçiriyor.
%100 Profesyonel Ordu ve NATO Standartları
Arnavutluk, 2010 yılında zorunlu askerliği tamamen kaldırarak %100 profesyonel ve gönüllü personelden oluşan bir ordu yapısına geçti. İlginç bir askeri not olarak, ordu bünyesindeki personelin yaklaşık %15’ini kadınlar oluşturuyor ve kadın askerler lojistik görevlerin yanı sıra komando, deniz operasyonları ve havacılık gibi tüm muharip sınıflarda aktif olarak rol alıyor. Ülke coğrafyasının neredeyse tamamen dağlık olması sebebiyle ağır tanklar yerine İtalya ve ABD’den hibe ve satın alma yoluyla edinilen yüksek hareket kabiliyetine sahip zırhlı araçlar tercih ediliyor. Piyade tüfeği sınıfında da Amerikan M4A1 ve İtalyan Beretta’ların yanında Türkiye’den alınan yerli üretim MPT-76 ve MPT-55 tüfekleri kullanılıyor.
Avrupa Hava Kalkanı ve Bölgesel İttifaklar
Geleceğe yönelik askeri projelerini hızlandıran Arnavutluk; Hırvatistan ve Kosova ile Balkanlar’da üçlü bir savunma ittifakı kurdu. Bu ittifak kapsamında askeri sistemlerin birbirine entegre edilmesi ve ortak tatbikatlar düzenlenmesi planlanıyor. Ayrıca Almanya öncülüğünde başlatılan ve çok katmanlı bir koruma kalkanı sunan Avrupa Hava Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) dahil olan Arnavutluk, hava savunmasını Iris-T bataryalarına entegre etmeye hazırlanıyor. Tiran yönetimi, geçmişte AK-47 üreten ancak günümüzde atıl kalan Poliçan ve Gramş gibi askeri fabrikalarını da yeniden ayağa kaldırarak yerli drone, anti-drone ve hafif silah üretim üssü haline getirmeyi hedefliyor.
