Tümü
Ulak Haber

Sosyal Medyadaki Bronzlaşma Trendine Uzmanından Uyarı: ‘Sağlıklı Bronzlaşma Diyince Bir Şey Yok’

Sosyal Medyadaki Bronzlaşma Trendine Uzmanından Uyarı: ‘Sağlıklı Bronzlaşma Diyince Bir Şey Yok’

Sosyal medyada milyonlarca izlenen bronzlaşma videoları, gençler arasında güneşlenme ve solaryum kullanımını yeniden popüler hale getirirken, uzmanlar bu trendin ciddi sağlık riskleri taşıdığına dikkat çekiyor.

Dermatolog Prof. Dr. Başak Yalçın, bronzlaşmanın cildin ultraviyole ışınlarına karşı geliştirdiği bir savunma mekanizması olduğunu söyledi.

Güneşten yeryüzüne ulaşan ultraviyole ışınlarının derimize zarar vermemesi için melanosit adı verilen deri hücrelerimiz melanin adında bir madde oluşturur. Bu madde derimize rengini veren renk maddesidir. Koyu tenli kişilerde melanin miktarı daha fazla, açık renkli kişilerde ise daha azdır. Bu nedenle derinin güneş ışınlarına karşı doğal koruma sistemi açık renkli kişilerde daha zayıftır. Bronzlaşmak için güneşe maruz kalınca ya da solaryuma girince ultraviyole ışınları fazla miktarda cildimize temas eder ve organizma kendini bu ışınların zararlı etkisinden korumak için daha fazla melanin üretmeye başlar ve cilt rengi koyulaşır. Buna bronzlaşma diyoruz. Bronzlaşma aslında derimizin kendini ultraviyole ışınlarına karşı tehlike altında hissettiğinde korunmak amacıyla oluşturduğu bir savunma mekanizmasıdır. Bu nedenle sağlıklı bronzlaşmak diye bir şey söz konusu değildir.

Prof. Dr. Yalçın, deri kanserlerinin tüm kanser türleri arasında en sık görülen kanserler olduğunu belirtti.

Tüm kanserler içinde en sık görüleni deri kanserleridir. Deri kanserleri melanom ve melanom dışı deri kanserleri olarak ikiye ayrılır. Melanom dışı deri kanserleri sık görülmesine rağmen diğer kanser türlerine göre çok daha iyi bir seyir gösterirler ve zamanında ve uygun tedavi ile vücuttan tamamen yok edilebilirler. Ancak melanom saldırgan bir kanser türüdür ve yaşamı ciddi anlamda tehdit eder.

Yalçın, hem melanom hem de melanom dışı deri kanserlerinin oluşumunda ultraviyole maruziyetinin önemli bir rol oynadığını söyledi.

Hem melanom hem de melanom dışı deri kanserlerinin oluşmasında ultraviyole maruziyeti ana rolü oynar. Melanomda ultraviyole ışınları melanosit adı verilen hücrelerin genetik yapısını bozar, bunların kanser hücresine dönüşmesini kolaylaştırır ve tamir mekanizmalarını da etkilediği için hücreler kendin onaramaz. Özellikle açık cilt rengine sahip, çok beni olan kişilerde güneş yanığı öyküsü de olması melanom riskini ciddi anlamda artırır. Bu nedenle ultraviyole maruziyetinden mümkün oldukça korunmalıyız. Ultraviole maruziyeti yalnızca güneşle olmamaktadır. Solaryum cihazları ile bronzlaşmak da ultraviyole maruziyetidir ve cilt kanserlerini önemli oranda artırmaktadır.

Solaryumun güneş ışınlarından daha güvenli olduğu yönündeki iddiaları da eleştiren Yalçın,

Solaryum doğal güneş ışınlarından farklıdır. Solaryumda verilen ultraviyole ışınlarının %97 gibi önemli bir kısmı ultraviyole A’dır. Bu ışınların etkisi ile derinin daha bronz görünmesi sağlanır. Kısa vadede kozmetik olarak istenilen bir sonuç sağlayabilir ama solaryum uzun vadede derin kanserlerini ve deri yaşlanmasını önemli oranda artıran bir uygulamadır. Nasıl sigara kullanımı ile akciğer kanseri arasında şüphe götürmeyen bir ilişki varsa solaryum ile deri kanserleri arasında da benzer ilişki vardır. Solaryumun güneş ışınlarından daha az zararlı olduğunu iddia eden bazı sosyal medya fenomenleri maalesef dönem dönem gündeme gelmekte ve taraftar toplayabilmektedir. Ancak bilimsel anlamda kesinlikle şunu söyleyebiliriz ki solaryuma girerek ya da direk güneşlenerek bronzlaşmak hem deri kanserlerini ciddi anlamda artırmaktadır hem de derinin erken yaşlanmasına yani kırışıklıkların erken oluşmasına, derinin erken sarkmasına ve lekelenmeler ve renk değişikliklerinin oluşmasına neden olmaktadır.

Güneşten korunmada saatlerin de önem taşıdığına dikkat çeken Yalçın, genel olarak 10.00-16.00 saatleri arasında güneşe maruz kalmanın riskli olduğunu belirtti. Bu nedenle kişilerin bulundukları bölgedeki UV indeksini takip etmesini öneren Yalçın, indeksin 3 ve üzerinde olduğu saatlerde dışarıda bulunulmaması veya ciddi korunma önlemleri alınması gerektiğini belirtti.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir