Ünlü gazeteci Fatih Altaylı’nın YouTube kanalında yayınlanan “Pazar Sohbeti” programının bu haftaki konuğu, başarılı ve sevilen oyuncu Seda Bakan oldu. İki çocuk annesi olan güzel oyuncu; annelik deneyimlerinden özel okul ücretlerine, dijital platformların çalışma şartlarından başrolünde yer aldığı rekor kıran Zeytin Ağacı dizisine kadar pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Bakan’ın, dizi sektörü ve popülerleşen “aile dizilimi” yöntemi hakkındaki sözleri ise programa damga vurdu.
“Sette Eğlenmek Koca Bir Yalan, Orası Tamamen Profesyonellik”
Oyunculuk sektöründeki set ortamlarına dair kamuoyunda oluşan “Çok eğleniyoruz” algısına ezber bozan bir yorum getiren Seda Bakan, setlerin sanıldığı gibi eğlence mekanları olmadığını vurguladı. Bakan, “Sette eğlenmek diye bir şey yok, nasıl eğleneceksin? Önünde ezberlemen gereken beş sayfa metin var, yönetmen sana bir oyun vermiş, kameralar dönüyor… Bizim ‘Çok eğlendik’ dediğimiz anlar genellikle set arkasında, hazırlık aşamasında veya sahne aralarındaki profesyonelliğe adım atmadan önceki boşluklarda yaşanıyor. Tabii ki ekibin kimyasının uyuşması, özellikle partnerinizle dost olabilmeniz işin selameti açısından çok önemli. Sevmediğiniz birinin gözünün içine bakıp güzel şeyler söylemek zorunda kalmak kötü bir durum ama işimizin bir parçası da bu profesyonellik” şeklinde konuştu.
Zeytin Ağacı Dünyada Rekora Koşuyor: “3. Sezon Hücrelerimize İşledi”
Netflix Türkiye’nin en çok izlenen orijinal yapımı unvanını elinde bulunduran Zeytin Ağacı dizisinin merakla beklenen 3. sezonu hakkında konuşan Bakan, tüm ekiple bir araya gelip yeni bölümleri izlediklerini müjdeledi. Dizinin üzerindeki duygusal etkiyi aktaran güzel oyuncu, “Çektiğimiz işi adeta unutmuşuz; dün izlediğimizde hikaye bütün hücrelerimize, duygularımıza nüfus etti ve çok etkilendik. İnsanlığa iyi geleceğini düşündüğümüz bir hikaye anlatıyoruz. Ayvalık’ta 3 ay boyunca yoğun bir kampla çektik. Tuba Büyüküstün, Boncuk Yılmaz, Rıza Kocaoğlu gibi harika bir kadroyla, Nur Evren Sit’in tamamen orijinal senaryosu üzerinden çektik. İlk başta insanların bu konuyu bu kadar sahipleneceğini tahmin etmemiştim ama psikolojik işleri ve sıcak arkadaşlık hikayelerini herkes çok özlemiş” dedi.
Seda Bakan’ın Hayatını Değiştiren Mezarlık Olayı: “Aile Diziliminde Babam Çıktı”
Diziyle birlikte Türkiye’de adeta bir çılgınlığa dönüşen “aile dizilimi” (psikoterapi/psikanaliz yöntemi) hakkında konuşan Seda Bakan, kendisinin de bizzat bu yöntemi deneyimlediğini ve şaşırtıcı bir sonuçla karşılaştığını itiraf etti:
“Ben de ilk başta ‘Ne oluyor, bu nasıl bir tiyatro?’ diyerek mesafeli yaklaşıyordum. Ancak dizideki danışmanımız Sabri Bey eşliğinde hepimiz kendi dizilimlerimizi yaptırdık. Ben hayatım boyunca hep annemle sorun yaşadığımı düşünürdüm; fakat dizilimde tamamen babamla ilgili bir durum ortaya çıktı. Sabri Bey bana babamın anne ve babasıyla (babaannem ve büyükbabamla) ilgili çözülmemiş bir problemi olduğunu söyledi. Hatta ‘Onların köydeki mezarlarının üstüne basıp geçiyorlar herhalde, o mezarlığı düzgünce yaptırırsanız baban ruhsal olarak rahatlayacak’ dedi. Ben buna kafayı taktım ve ailemle gidip o mezarlığı taşlarla çevirip güzelce yaptırdık. Başına da hayvanlar sebeplensin diye bir su testisi koyduk. Gerçekten de aile içinde bazı şeylerin olumlu anlamda değiştiğini gördüm. Ancak yine de uyarıyorum; bu işi şarlatanlara bırakmamak lazım ve her şeyi bilmek adına çok fazla kurcalamamak gerekiyor.”
Tuba Büyüküstün’ün Gizli Şifacılık Yeteneği: “5 Senedir Başım Ağrımıyor”
Fatih Altaylı’nın, rol arkadaşı Tuba Büyüküstün ile ilgili bir anısını anlatması üzerine Seda Bakan da Büyüküstün’ün alternatif tıp ve şifalanma konularına olan yoğun ilgisini doğruladı. Altaylı’nın, “Fransa Biarritz’de şiddetli bir baş ağrısından ölürken Tuba elimde bir noktaya öyle bir bastı ki canım çıkıyor sandı ama o günden beri, yani 5 senedir bir daha hiç başım ağrımadı” şeklindeki anısına karşılık veren Bakan, “Tuba şifalanma, sağlık ve bu tarz enerji konularıyla gerçekten çok ilgili bir insan. Kendisinin bu merakı ve enerjisi zeytin ağacı dizisine de çok büyük katkı sağladı, son sezondaki oyunculuğuna da bayıldım” ifadelerini kullandı.
“Televizyon Dizileri ‘Yersiz Uzun’, Dijital Platformlar İnsan Haklarını Koruyor”
Ulusal kanallardaki dizi sürelerinin uzunluğunu (yerli dizi yersiz uzun) eleştiren Seda Bakan, dijital platformlarda çalışmanın oyuncular ve set ekipleri için büyük bir konfor olduğunu belirtti. Netflix gibi yapılarda sendikal hakların ve insan haklarının çok sıkı işletildiğini söyleyen Bakan, “Dijitalde senaryonun başı sonu, projenin bitiş günü ve bölüm süreleri belli. Kimse kafasına göre süreyi uzatamaz. Saatlere çok dikkat ediliyor ve mobbinge karşı isimsiz şikayet hatları bile var; sistem tamamen çalışanı koruyor. Televizyonda 3 saatlik dizi çekip yurt dışına satarak rekabet etmeye çalışıyorlar, bu durum set çalışanlarını çok yoruyor. Dijital işlerin yurt dışı yayınlarından euro ve dolar üzerinden küçük de olsa teliflerin gelmesi de oyuncu için harika bir motivasyon” diyerek sektörel gerçekleri dile getirdi.
