İsrail basınında yer alan analizde, Başbakan Benjamin Netanyahu’nun ‘kumar oynadığı’ ve ‘kaybettiği’ belirtilirken, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in eleştirilerinin ‘aşağılayıcı’ olduğu vurgulandı. İsrail’in stratejik konumu hiç bu kadar kötü olmamıştı, özellikle Bağımsızlık Savaşı’nda ve Yom Kippur Savaşı’nın ilk günlerinde bile değil.
İsrail’in en büyük sorunu, İran’la imzalanan teslimiyet anlaşmasının Lübnan’daki savaşa son verilmesi maddesini içermesi.
Haziran 2026’da İsrail, dışarıdan yenemediği güçlü ve kararlı düşmanlarla karşı karşıya kalmakla kalmıyor. Aynı zamanda en sağlam destek direği olan ABD’yi de yavaş yavaş kaybediyor. On yıldır Başbakan Benjamin Netanyahu tüm fişlerini Donald Trump’a yatırdı.
Bu durum, İsrail’in en temel çıkarlarını tehdit ediyor.
Trump yönetimiyle açık bir çatışmayı İsrail kaldıramaz, ancak Washington’a giterek temel çıkarlarını anlatmak zorunda. Lübnan-İran bağlantısı en net örnek: Hizbullah’a karşı İsrail’in hareket özgürlüğü, İran vetosuyla sınırlanamaz.
İsrail itiraz edince, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in aşağılayıcı bir basın toplantısıyla cevap verdi. Toplantıda Netanyahu kabinesindeki bakanların Trump’a yönelik sözde saldırılarına sert eleştiriler yöneltildi.
İsrail, dışarıdan yenemediği güçlü düşmanlarla karşı karşıya kalmakla kalmıyor, aynı zamanda en sağlam destek direği olan ABD’yi de yavaş yavaş kaybediyor.
Önümüzdeki günlerde ABD yönetiminden Lübnan’dan çekilme yönünde artan baskı bekleniyor. Her IDF operasyonu Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı kapatma veya balistik füze saldırılarını yenileme tehdidi getiriyor.
Netanyahu’nun biran önce Washington’a giderek Lübnan konusunda Trump ile sessizce anlaşmasının şart olduğu belirtildi. İsrail’in son büyük dostuyla kavga etme lüksü yok; bu dost son dönemde büyük hayal kırıklığı yaşatsa bile.
