İspanya’nın Sebte sınırında yaşanan kitlesel düzensiz göç hareketi, Avrupa’yı yeniden alarma geçirirken, Doç. Dr. Ali Zafer Sağıroğlu, yaşananların sıradan bir göç akını olmadığını söyledi.
Sağıroğlu, göçün siyasi baskı aracı olarak kullanıldığını belirterek, olayın Avrupa siyaseti ve seçimleri üzerinde etkiler yaratabileceğini ifade etti. Temmuz ayının son günlerinde Fas kıyılarından İspanya’nın Kuzey Afrika’daki kenti Sebte’ye ulaşmaya çalışan yüzlerce düzensiz göçmen, Avrupa’da göç tartışmalarını alevlendirdi.
Kısa sürede yaşanan kitlesel geçiş girişimleri, bunun sıradan bir düzensiz göç hareketi mi yoksa organize edilmiş bir operasyon mu olduğu yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdi.
İspanya Ulaştırma Bakanı Óscar Puente’nin, “Görünüşe göre her şey giderek daha net hale geliyor.” sözleri de Ceuta’da yaşanan ani göç dalgasının arkasında, İspanya’nın Filistin politikasına tepki duyan aktörlerin rolü olabileceği yönündeki iddiaların güçlenmesine neden oldu.
Doç. Dr. Ali Zafer Sağıroğlu, “Bu tabloyu yalnızca ekonomik nedenlerle açıklamak mümkün değil. Karşımızda organize edilmiş bir süreç var.” ifadelerini kullandı.
Aslında son 5 yıldaki istatistiklere baktığımızda, yani pandemi dönemi sonrasında, bu yılın ilk altı ayında oldukça düşük bir geçiş sayısı var Avrupa'ya doğru.
Sağıroğlu, sosyal medyaya yansıyan görüntülerin olağan bir göç akışına işaret etmediğini belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Anlaşılıyor ki bu hareketlilik doğal bir hareketlilik değil.
Doç. Dr. Ali Zafer Sağıroğlu’na göre olayın en dikkat çekici yönlerinden biri ise uluslararası literatürde “weaponization of migration” olarak tanımlanan, göçün siyasi baskı aracı haline getirilmesi:
Şimdi buradaki olan vakanın ötesinde tabii perde arkasında bazı şeyler var. Birincisi şu: Göçün silaha dönüştürmesi dediğimiz bir şey var.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’in uzun süredir göçmenlere yönelik daha kapsayıcı politikalar izlediğini hatırlatan Sağıroğlu, yaşanan kitlesel geçişlerin özellikle yaklaşan seçim sürecinde hükümet açısından ciddi siyasi sonuçlar doğurabileceğini ifade etti:
Öyle görünüyor ki İspanya'daki Sanchez'in başında bulunduğu hükümete karşı kamuoyundan yükselecek bir takım tepkileri hesaba katmışlar.
Sağıroğlu, olayın perde arkasında Fas yönetiminin rolünün dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.
Bilindiği gibi Sanchez kendisi ve başında bulunduğu hükümet İsrail'in yaptıklarına karşı çıkıyor.
Sosyal medyada yayılan görüntülerin de dikkat çekici olduğunu belirten Doç. Dr. Ali Zafer Sağıroğlu, birçok videonun profesyonel kamera açıları ve planlamayla hazırlandığını söyledi.
Yani arkasındaki motivasyonu düşündüğümüz zaman bazı parçaları birleştirdiğimizde şöyle bir tablo ortaya çıkıyor.
Sağıroğlu, Sebte’de yaşananların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
Dünyadaki popülist siyasetçilerin veya siyasi aktörlerin, Trump gibi, Musk gibi, "Bak biz nasıl da söylediklerimizde haklıyız."
Son olarak Sağıroğlu, “Bu olayı sıradan bir düzensiz göç hareketi olarak değerlendirmek oldukça naif bir yaklaşım olur. Ortada devlet, hükümet ya da istihbarat yapılarının planlama ve organizasyonuna işaret eden çok sayıda veri bulunuyor. Yaşananlar, göçün siyasi ve jeopolitik amaçlarla kullanılmasının son örneklerinden biri olarak okunmalı.” diye konuştu.
Bu olayı sıradan bir düzensiz göç hareketi olarak değerlendirmek oldukça naif bir yaklaşım olur.
