Tümü
Ulak Haber

İranlı Uzmanın 60 Günlük Tahran-Washington Mutabakatı Yorumu: Stratejik Atılım Değil, Zorunlu Ara

İranlı Uzmanın 60 Günlük Tahran-Washington Mutabakatı Yorumu: Stratejik Atılım Değil, Zorunlu Ara

İranlı uluslararası ilişkiler uzmanı Mani Mehrabi, Tahran ile Washington arasında sağlanan 60 günlük anlaşmanın, iki ülke arasındaki temel çelişkileri gideren stratejik bir uzlaşma değil, karşılıklı baskının yarattığı maliyetler nedeniyle ortaya çıkan geçici bir gerilim yönetimi aracı olduğunu söyledi.

Mehrabi, söz konusu belgeyi “tarafların temel çelişkilerini çözmeye yönelik bir mekanizma değil, özellikle ABD ve müttefikleri açısından statükoyu sürdürmenin ekonomik maliyetlerinin artması nedeniyle gerilimi kontrollü biçimde yönetmeye dönük geçici bir formül” olarak nitelendirdi.

Uzman, Washington’da askeri ve ekonomik alanda uygulanan “maksimum baskı” doktrininin etkinliğini yitirdiğinin görüldüğünü belirterek, bu yaklaşımın sürdürülmesinin kontrol edilemeyen bir enerji krizini tetikleme riski taşıdığını ifade etti.

Mehrabi’ye göre Tahran açısından da diplomasiye verilen bu ara fayda sağlıyor; İran, Amerikan yaptırımlarının zararını azaltmayı ve bölgesel jeopolitik avantajlarını yeniden tahkim etmeyi hedefliyor. Bu nedenle mutabakat, her iki tarafın çıkarlarının geçici olarak kesiştiği bir zemin olarak görülüyor.

Mehrabi, Körfez’deki Arap ülkelerinin de bu süreçte pozisyon değiştirdiğine işaret ederek, daha önce güvenliklerinin temel dayanağı olarak gördükleri ABD’nin tek taraflı desteğine bağımlılıklarını azaltmaya çalıştıklarını, Tahran’a diplomatik ve ekonomik kanalları yeniden canlandırmaya hazır olduklarına dair pragmatik mesajlar gönderdiklerini söyledi.

Bu tabloya göre, ABD artık bölgesel krizleri yönetme tekelini kademeli olarak kaybediyor.

Mehrabi, 60 günlük süreli mutabakatın her iki tarafa da manevra alanı bıraktığını ancak anlaşmanın üç temel riskle karşı karşıya olduğunu vurguladı:

Uzman, mutabakatın diplomatik temaslara ivme kazandırsa da İran’ın nükleer programından Batı Asya’daki güvenlik mimarisine kadar uzanan temel sorunları çözmediğinin altını çizdi.

Mehrabi, “Şimdi asıl soru, bu mutabakatın ileride daha kapsamlı bir uzlaşmanın sağlam temeli haline gelip gelemeyeceği ya da taraflar arasındaki ilk ciddi görüş ayrılığında silahlı gerilimin yeniden tırmanıp tırmanmayacağıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir