Türkçe rap müziğin küresel çaptaki en önemli temsilcilerinden biri olan Ezhel (Sercan İpekçioğlu), Almanya’da yayın yapan “Eniştenin Masası” programına konuk oldu. Ankara’nın Cebeci semtinden Berlin’e uzanan sıra dışı hayat hikayesini samimiyetle paylaşan ünlü rapçi, çocukluğundan sanatçı ailesine, Berlin’e taşınma sürecinden yapay zeka ve müziğin geleceğine dair dikkat çeken itiraflarda bulundu.
Güçlü Kadınların Büyüttüğü Bir Yıldız: “Hayatımda Baba Figürü Olmadı”
Ankara’da anneannesi, annesi ve teyzesiyle birlikte tamamen kadınların egemen olduğu bir evde büyüdüğünü belirten Ezhel, anne ve babasının çok erken yaşta ayrıldığını ve babasıyla hayatı boyunca hiç görüşmediğini açıkladı. Bu durumun kendisini daha serbest ve özgür bir birey yaptığını söyleyen ünlü sanatçı, evdeki kadınların kendisini çok güzel büyüttüğünü ve ailede baba figürü olmamasına rağmen dayısının hayatında her zaman önemli bir rol model (erkek figürü) olarak yer aldığını belirtti.
Annesi Devlet Sanatçısı: Hüsnü Mübarek’i Şaşırtan Performans!
Müziğe olan yatkınlığının genetik kökenlerine değinen Ezhel, annesinin Devlet Halk Dansları Topluluğu’nda dansçı ve hoca olduğunu, aynı zamanda resmi protokollerde farklı dillerde şarkılar söylediğini paylaştı. Geçmişte Türkiye’yi ziyaret eden liderlere kendi dillerinde hitap eden annesinin bir anısını anlatan usta rapçi, dönemin Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in, annesinin Arapça şarkı performansını dinledikten sonra hayran kalıp onunla Arapça konuşmaya çalıştığını, annesinin “Ben Arapça bilmiyorum, sadece ezberledim” deyince Mübarek’in büyük şaşkınlık yaşadığını aktardı.
“Berlin Türkçe Rap’in Doğduğu Yer, Köklere Döndüm”
2019 yılından bu yana Berlin’de yaşayan Ezhel, Almanya’ya yerleşme kararının arkasındaki felsefeyi anlattı. Türkçe rap müziğin aslında Almanya’daki gurbetçi Türk gençleri tarafından bu topraklarda var edildiğini hatırlatan sanatçı, Berlin’e gelmesini “Köklere dönüş (Back to the roots)” olarak tanımladı. Berlin’deki yoğun Türk nüfusu nedeniyle Almanca konuşmaya pek fırsat bulamadığını eğlenceli bir dille itiraf eden ünlü rapçi, bazen dil pratiği yapmak için ChatGPT ile Almanca sohbet ettiğini, hatta yabancılar dairesine (Ausländerbehörde) gittiğinde memurların kendisini “Vay Ezhel abi hoş geldin” diyerek Türkçe karşıladığını söyledi.
“İnşaatta da Çalıştım Fabrikada da; Ezel Olmaktan Şikayet Etmem”
Şöhretin getirdiği zorluklar ve yoğun mesaj trafiğinden dolayı bazen yorulup telefonu bir kenara bıraksa da hiçbir zaman “Ezhel” olmaktan pişmanlık duymadığını vurgulayan Sercan İpekçioğlu, mesleğine duyduğu minneti şu sözlerle ifade etti: “Geçmişte inşaatlarda da çalıştım, fabrikalarda da. O yüzden bugün elimdekinin değerini çok iyi biliyorum. Asla ‘Lanet olsun Ezhel olmaya’ demem.” Kendisini müzikal olarak kanıtladığını belirten 34 yaşındaki rapçi, artık daha özgür ve olgun hissettiğini, tek hedefinin dünyaya güzel şarkılar bırakmak olduğunu ekledi.
Yapay Zeka ve Müzik: “İnsan Kusurunu Robotlar Taklit Edemez”
Müzik dünyasını sarsan yapay zeka (KI) gelişmeleri hakkında da konuşan Ezhel, teknolojiden korkmadığını belirtti. Yapay zekayı gitar distortion’ı gibi sadece bir “araç” olarak gördüğünü söyleyen ünlü rapçi, insan faktörünün sanatta her zaman baki kalacağını savundu. “Bir robottan ya da makineden kusursuzluk (perfection) beklersiniz, bu onlar için normaldir. Ama sanatı özel kılan şey, insanın onu tüm duygusu ve kusurlarıyla yapmasıdır” diyen Ezhel, insanların yapay zekayla yapılan şarkılara karşı her zaman mesafeli kalacağını öngördü.
