Tümü
Ulak Haber

Emir Can İğrek’ten Fatih Altaylı’ya Samimi İtiraflar: “Ali Cabbar’ı Çıkarırken ‘Bu Şarkı Akıyor’ Dedik!”

Emir Can İğrek’ten Fatih Altaylı’ya Samimi İtiraflar: “Ali Cabbar’ı Çıkarırken ‘Bu Şarkı Akıyor’ Dedik!”

Ünlü gazeteci Fatih Altaylı’nın YouTube kanalında yayınlanan “Pazar Sohbeti” programının bu haftaki konuğu, Türk pop müziğinin son dönemdeki en başarılı ve özgün isimlerinden Emir Can İğrek oldu. Yeni albümü Fiyakalı ve albümün çıkış şarkısıyla dinleyicilerinin karşısına çıkmaya hazırlanan genç sanatçı; Gebze dolmuşlarından dijital müzik platformlarının zirvesine uzanan başarı hikayesini, müzik sektörünün arka planını ve dillerden düşmeyen şarkısı Ali Cabbar’ın doğuş hikayesini samimi bir dille anlattı.

“Şarkı Üretirken Hesap Kitap Yapamazsınız”

Beste yaparken ve albüm hazırlarken popülarite ya da dinleyici kitlesi üzerinden bir “pazar analizi” yapmanın imkansız olduğunu belirten Emir Can İğrek, başarının tamamen samimiyetten geçtiğini vurguladı. İğrek, “Şarkı üretirken duygularınızı en samimi biçimde yazmaya çalışırsınız, orada bir hesap kitap olamaz. ‘Müşteri analizi’ gibi, ‘Benim dinleyicim bunu sever, bunu sevmez’ diyerek beste yapılmaz. Biz albümdeki şarkıları seçerken de tamamen içimizden gelen sese kulak veriyoruz” dedi.

Ali Cabbar’ın Şifresi: “Bu Şarkı Akıyor!”

Milyonların diline dolanan ve müzik listelerini altüst eden efsanevi şarkısı Ali Cabbar’ın çıkış sürecine de değinen İğrek, yapımcısı Tolga Akış ile olan diyaloglarını paylaştı:

“Şarkının içinde bir storytelling, yani bir hikaye anlatımı var. Kızın annesi vermiyor kızı, çocuğun hem kıza hem annesine söyledikleri… Bu herkesi ilgilendirir mi diye stüdyoda düşünmüştük. Ancak şarkıyı dinlediğimiz an içimizden bir ses ‘Bu şarkı akıyor’ dedi. Ne demekse artık o ‘akmak’… Çıkardık ve bir yerden sonra gerçekten herkesi ilgilendirdiğini, herkesin hayatına bir şekilde dokunduğunu gördük. Yapımcım Tolga Akış bana stüdyoda çok büyük bir özgürlük alanı tanır, işime hiç karışmaz. Bana hep ‘Senin şahsına münhasır bir müziğin var, seni özgür bırakmak en doğrusu’ der. Tabii ki Tolga’nın da bizim hikayemizde tahmininin tutmadığı, ‘Bu çok büyük yayılım gösterir’ deyip çuvalladığı veya benim çıkarmayı düşünmeyip onun zoruyla hit olan şarkılarımız da oldu. Yüzde 50 yani dengemiz.”

Türkiye’de Plak ve Kaset Devri Bitti: “Almanya ve Çek Cumhuriyeti’nde Bastırıyoruz”

Müziğin dijitalleşmesiyle birlikte fiziksel albüm (CD, kaset, plak) üretiminin Türkiye’deki durumuna dikkat çeken genç sanatçı, çarpıcı bir sektörel gerçeği dile getirdi:

“Biz gençken single demek küçük 45 devirlik bir plaktı, önünde arkasında birer şarkı olurdu. Long Play (LP) ise 33 devirlik büyük plaktı, arkalı önlü 10-11 şarkı barındırırdı. Şimdi ise dijital platformlara bir konsept dahilinde yüklediğiniz 8-10 şarkılık paketler albüm oluyor. Artık CD zaten kalmadı. Plak basımı ise Türkiye’de üretimi olmadığı için tamamen yurt dışında yaptırılıyor. Biz bir önceki albümümüzün plağını Çek Cumhuriyeti’nde yaptırmıştık. Hem yapım süreci çok uzun sürüyor hem de artık müzik marketlerde plak, kaset satılması gibi bir dünya kalmadı. Plakları tamamen en sadık fanlarımız için, bir hatıra ve koleksiyon objesi (collector’s item) olarak maksimum 1000 adet bastırıyoruz.”

“Yarın Beni de Linçleyeceksiniz, Çünkü İfade Alanı Çok Daraldı”

Sosyal medyadaki linç kültürüne ve her kriz anında ortaya çıkarılan “ünlü listelerine” karşı mesafeli durduğunu belirten Emir Can İğrek, çarpıcı bir özeleştiride bulundu:

“Ben bugüne kadar sosyal medyadaki bu tip kriz listelerinde alnının akıyla çıkmış, hiç linçlenmemiş 3-5 kişiden biriyim. Herkes bana ‘Emir Can bu konularda ne kadar iyi duruyor’ diyor. Ama ben buna sevinmiyorum, ‘oh’ demiyorum. Çünkü insanlara o kadar dar bir toplumsal ve politik alan bıraktınız ki, yarın benim de beğenmediğiniz ilk kararınızda veya tutumumda beni linçleyeceksiniz, bunu biliyorum. Gençlik politik olarak kendisini sokakta ifade edemediği için ünlüyü dövmek, sopayla ünlü kovalamak çok konforlu ve kolay geliyor. Kitlelere hiçbir politik kazanç sağlamayacak bir çaba bu; o onu mu paylaştı, bu bunu mu paylaştı… Sanatçıların politik görüşlerine göre sınıflandırılması beni rahatsız ediyor. Bir şarkıyı, besteyi seviyorsanız dinlersiniz, gerisi sanatçının kendi karakteridir; ne kazandırır ne kaybettirir.”

İdollerini Açıkladı: Sezen Aksu, Cem Karaca, Barış Manço ve Rap Dünyası

Müzikal yolculuğunda beslendiği kaynakları ve idol bellediği isimleri de sıralayan İğrek, pop dünyasından rap dünyasına geniş bir yelpazeye değindi: “Sezen Aksu Türkiye’nin kraliçesidir, hepimizin idolüdür. Cem Karaca ve Barış Manço’yu çok severiz. Nazan Öncel ve Yıldız Tilbe’nin kalemine bayılırım. Ben lise yıllarımda çok yoğun şekilde rap müzik dinledim ve ilk başlarda rap yaptım. Rapçilerden Saian, Sakalta Salkım, Patron, Sansar Salvo ve Sagopa Kajmer benim için çok önemli idollerdir. Rap’i bıraktığım için çok mutluyum çünkü artık bir rekabet ortamı olmadan özgürce dinleyebiliyorum. Bence Türk rapi, Amerikan rapinden sonra dünyadaki en iyi rap müziktir; hatta ben ondan da üst sıraya koyuyorum” diyerek müzikal vizyonunu özetledi. 20 Ağustos’ta Harbiye Açık Hava sahnesinde dev bir konser vermeye hazırlanan Emir Can İğrek, Kadıköy atmosferini ve çimleri çok özlediğini belirterek tüm dinleyicilerini Harbiye’ye davet etti.

Yorum Yapın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir