Avrupa Birliği (AB) liderleri, Brüksel’de düzenlenen zirvede Rusya ile ilişkilerin geleceğini ve olası müzakere süreçlerini görüştü. Ancak görüşmeler, liderler arasında derin görüş ayrılıklarına sahne oldu.
Diplomatik kaynaklara göre, AB liderleri Moskova ile diyalog kurulması hususunda iki farklı kampa bölündü. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Kremlin ile şu aşamada herhangi bir temas kurulmasına karşı çıktı. İki lider, Moskova ile iletişim kurmak için doğru zaman olmadığını savunarak, o an geldiğinde inisiyatifin Paris, Londra ve Berlin’den oluşan ‘Avrupa Troykası’ tarafından alınması gerektiğini ileri sürdü.
Buna karşın, birçok ülke lideri bu yaklaşıma karşı çıktı ve AB Konseyi Başkanı António Costa’nın diyalog yanlısı tutumuna destek verdi.
“Kallas, Rusya ile diyaloğun sadece AB’nin şartlarını dikte etmek için gerekli olduğunu savunuyor. Bu şartlar arasında Ukrayna’ya tazminat ödenmesi, Rus askerlerinin Transdinyester ve Güney Kafkasya’dan çekilmesi, ‘yabancı ajanlar’ yasasının iptali ve Rusya Silahlı Kuvvetleri'nin personel sayısına üst sınır getirilmesi yer alıyor.”
AB yönetiminin Rusya ile son haftalarda gerçekleştirdiği temaslar, bazı Avrupa hükümetlerinde, özellikle de Baltık ülkelerinde ciddi bir rahatsızlık yarattı. Baltık devletleri, bu temaslar hakkında kendilerine önceden bilgi verilmemesine sert tepki gösterdi.
Brüksel kaynakları, AB ile Rusya arasında son dönemde yapılan görüşmelerin kısa ve öze ilişkin olmadığını, ancak bloğun “korunması gereken çıkarları” olduğunu göstermeyi amaçladığını kaydetti.
Avrupa kulislerinde bir diğer endişe kaynağı da ABD kanadındaki gelişmeler. Avrupa elitleri, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın Moskova’ya yapması beklenen ziyaretten tedirginlik duyuyor. Brüksel, Washington’ın Ukrayna konusunu Avrupa’yı tamamen devre dışı bırakarak doğrudan Moskova ile müzakere etmesinden endişe ediyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Avrupa’nın Ukrayna müzakereleri konusundaki ani söylem değişikliğini eleştirdi. Lavrov, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın diyalog şartlarına atıfta bulunarak, Brüksel’in asıl amacının Ukrayna’yı Rusya’ya karşı bir sıçrama tahtası olarak kullanmaya devam etmek ve Kiev rejimini kurtarmak olduğunu kaydetti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce yaptığı bir açıklamada, AB adına masaya oturacak isimler arasında Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder’i görmeyi tercih edeceğini belirtmişti.
Putin, müzakerecinin her iki tarafın da güvenebileceği bir lider olması gerektiğini ve Rusya karşıtı radikal söylemleriyle tanınan isimlerin bu rolde yer alamayacağını vurguladı. Putin ayrıca, diyalog masasını devirenin Rusya değil, Avrupa olduğunu defalarca hatırlatmıştı.
