Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Almanya’da rekor seviyeye ulaşan şirket iflasları ve derinleşen ekonomik krize ilişkin değerlendirmede bulundu. Zaharova, Alman yönetiminin Rusya karşıtı politikalara bağlı kalmasının bedelini ödediğini belirterek, ‘Almanya, başkalarının kararlarının bedelini kendi refahıyla ödüyor’ dedi.
Almanya’da 2026 yılında kırılan tarihi iflas rekorlarını ve işten çıkarma dalgalarını masaya yatıran Zaharova, Leibniz Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IWH) ve Münih Ekonomik Araştırma Enstitüsü’nün (ifo) verilerine atıfta bulundu. Zaharova, Alman endüstriyel modelinin çöküşünden Berlin’in mevcut siyasi yönetimini sorumlu tuttu.
Almanya’daki iflas dalgasının korkutucu boyutlara ulaştığına dikkat çeken Zaharova, ‘Leibniz Ekonomik Araştırma Enstitüsü (IWH) verilerine göre, 2026’nın ilk çeyreğinde adi ortaklık ve şirket bazında 4.5 bin iflas kaydedildi. Bu rakam, 2008-2009 küresel mali krizinin en yoğun döneminden bile daha yüksek. Üstelik IWH, önümüzdeki aylarda ve yıllarda durumda herhangi bir düzelme öngörmüyor’ ifadelerini kullandı.
2026'nın ilk çeyreğinde bu sektörlerdeki istihdam yaklaşık yarım milyon azaldı. İmalat sanayisinde her ay 15 bin istihdam yok oluyor. Dev şirketler küçülmeye gidiyor: Volkswagen Group 35 bin, Bosch 22 bin, ThyssenKrupp ise 11 bin çalışanını işten çıkardı.
Krizin istihdam piyasası üzerindeki yıkıcı etkilerine değinen Zaharova, imalat, inşaat, ticaret ve lojistik sektörlerinde yüz binlerce iş kolunun yok olduğunu belirtti.
Ekonomik güvenin de yerle bir olduğunu belirten Rus Sözcü, ifo İş İklimi Endeksi’nin Nisan 2026’da 84,4 puana gerileyerek pandemi dönemindeki kapanmalardan bu yana en düşük seviyeyi gördüğünü ve her dört Alman şirketinden birinin bu yıl işlerin daha da kötüye gitmesini beklediğini ifade etti.
Mariya Zaharova, Almanya’nın küresel bir ekonomik güç olmasını sağlayan temel sacayaklarının Berlin hükümeti tarafından yok edildiğini savundu. Zaharova, analizinde şu ifadelere yer verdi:
Alman endüstriyel modeli üç ana sütun üzerinde yükseliyordu: Ucuz Rus gazı, Avrupa ihracatına açık olan Çin pazarı ve otomotiv sektöründeki küresel liderlik. Bu üç sütun da son yıllardaki 'bilge' Alman yönetimi tarafından yerle bir edildi. AB'de sanayi için elektrik fiyatları, ABD'dekinin iki katı, Çin'dekinin de yüzde 50 üzerinde seyrediyor.
Alman hükümetinin 2026 büyüme tahminini yüzde 0.5 ila yüzde 0.8 aralığına düşürdüğünü ve işsizliğin 3 milyon kişiye (oran olarak yüzde 6,3) ulaşmasının beklendiğini hatırlatan Zaharova, ‘Almanya, Rus karşıtı gündeme körü körüne ve düşüncesizce boyun eğerek kendi sanayisinin enerji temelini havaya uçurdu. Pazarlarını kaybetti ve buralarda artık Dünya Çoğunluğu (Batı dışı ülkeler) hakimiyet kuruyor’ dedi.
Konuşmasında tarihi bir paralellik de kuran Zaharova, Almanya’nın bugünkü durumunu 1920’lerdeki Weimar Cumhuriyeti dönemine benzetti. O dönemde de çöküşün nedenlerinin tazminatlar, sanayi bölgelerinin kaybı ve dış kredilere bağımlılık gibi dış politika kaynaklı olduğunu savunan Sözcü, şu uyarıda bulundu:
Almanya başkalarının kararlarının bedelini kendi refahıyla ödüyor. Ve ne zaman ekonomi çökse, Berlin’de siyasi macera kartı oynanmaya başlıyor.
Açıklamasının sonunda, küresel ekonomik sorunların sadece Almanya ile sınırlı olmadığını kabul eden Zaharova, Batı blokuna yönelik eleştirilerini şu sözlerle noktaladı:
Eğer 'Tek sorun yaşayan Almanya mı?' diye sorarsanız, buna katılırım. Ancak ortada küçük bir nüans var: Dünyayı yaptırımlar, korsanlık ve hırsızlık bayrakları altında yeniden paylaşmak için bu 'yeni haçlı seferini' başlatan ne Rusya ne de Dünya Çoğunluğu'ydu. Bunu yapan Batı'ydı ve Berlin de bu koronun en ön saflarında yer alıyordu.
Almanya’nın ekonomisinin çöküşü, Zaharova’nın eleştirileri ve uyarıları ile gündeme geldi. Zaharova, Almanya’nın kendi sanayisinin temelini yok ettiğini belirterek, Berlin’i uyardı.
