Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, ABD yönetiminin önünde büyük bir çıkmaz oluşturuyor. ABD, ya Katar, Mısır, Pakistan ve Umman’ın arabuluculuğunda önerilen 10 günlük ateşkesi kabul edecek ya da İsrail’le koordineli geniş çaplı askeri operasyonla krizi çözmeye çalışacak. Masadaki en tartışmalı başlık ise İran’ın boğazdan geçen gemilerden ‘geçiş ücreti’ alma hakkının fiilen tanınması.
ABD ve İsrail, mevcut çıkmazdan çıkış için yalnızca iki gerçekçi senaryo görüyor. İlk senaryo, diplomatik yol haritasından oluşuyor. Taraflar 10 günlük bir ateşkese gidecek ve bu süre zarfında deniz trafiği karşılıklı olarak açılacak. İran güney hatlarına yönelik saldırılarını durdururken, ABD kuzey rotalarına uyguladığı ablukayı kaldıracak.
İkinci senaryo ise tamamen askeri seçeneklere dayanıyor. İsrail ordusu, ‘birkaç gün içinde’ başlatılabilecek koordineli bir hava harekatı için tam teyakkuzda. İran yönetimi, arabulucuların önerilerini aldığını teyit etse de ‘Amerikan saldırganlığının kaynağını ezme’ niyetinde olduklarını vurguladı.
ABD Başkanı’nın önündeki tercihin özünde, Hürmüz Boğazı’nda İran varlığının kaçınılmazlığı uluslararası bir anlaşmayla kabullenilecek mi, yoksa bu durumu güç kullanarak değiştirmeye çalışırken bölgeyi sonucunun kestirilmesi güç bir topyekun savaşa sürükleme riski göze mi alınacak, sorusunda düğümlendiği değerlendirmesiyle son buluyor.
